inbound5997904316444042963

Hayat mı diyoruz,hayatım mı diyoruz,telaşemizin içine sığdırdıklarımızı anlatırken…Bu hayat neden böyle demek mi daha çok işimize geliyor.Veya tercihlerimizin yaşanmışlıklarımızın,bizi getirdiği noktayı,hayata yüklemek daha mi hafifletici?Ya da sadece mutluluklar mı bize ait veya mutsuzlukların sebebi hep mi başkaları?Yarı yolda kalmalarımızın,döktüğümüz gözyaşlarının,içimizde kalan “ukde”lerin mimarı hep mi onlar?        Babaannem hep derdi ki;”Kötü tecrübelerdir,insana iyi şeyler öğretenler”…O zaman şanslıyız;hatalarımızın, yanlışlarımızın bile;öğrenmemize hizmet ettiği,”3 günlük dünya”tabirinde…Kelebeğin kanadında geçen bir ömür,üç günlük belki,belki mağrur,belki mahzun…Belki kederli,belki keyifli…Ama her an’ı kıymetli.Yani ne gamına gamlanıp,mahzun olacak kadar uzun,ne de demine demine mağrur olacak kadar uçsuz bucaksız…Muhibbi’ninde dediği gibi;”Ne demi baki,ne gamı”…Bakı olan sadece o an’ı.Herseyin sırrı;yaşadığımız anda saklı.En yaşanılası,en sığdırılası,en doyulası an.Şu an…İlmek ilmek yaşayın “an’ınızı ve mutlugunuzu ertelemeyin vesselam…Çünkü istediğiniz zaman ölmeyecek siniz.               

  • : onaylıyorum
0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.